GÝRÝTLÝ MÜBADÝL TÜTÜNCÜZADE FAZIL BEY
Girit, Osmanlý devletinden, Yunanistan Devleti’nin egemenliðine geçince Türklere yapýlan saldýrýlar durmuyor. Girit Türkleri bu saldýrýlarý durdurmak için Yunan Kralý’na, birisi Tütüncüzade Fazýl Bey, iki temsilci gönderiyorlar. Kral, sorumlularýn bulunmasý için iki müfettiþi adaya gönderiyor. Müfettiþler, halký sorguluyorlar, raporla Atina’ya dönüyorlar. Krala yapýlan þikâyetle Fazýl Bey hedef oluyor, saldýrýlara uðruyor, öldürüleceði söyleniyor. Ýtalya’ya, Ýstanbul’a gidiyor. Ýtalya’da hastanede, kimliði ortaya çýkýyor, izleniyor, öldürüleceðini anlýyor. Girit’e gelen Ýttihat ve Terakki temsilcileriyle Fazýl Bey’in fotoðraflarý var. O baðlantýlar hayatýný kurtarmýþ olabilir.
Osmanlý Devleti Temsilciliði Atina’da yaðmalanýyor. Arþivdeki makbuzlardan Fazýl Bey’in savaþan Türk ordusuna para yardýmý yaptýðý, Müslüman nüfusa “Kurban kesmeyin, onun parasýný Osmanlý ordusuna gönderin “çaðrýsý yaptýðý anlaþýlýyor. Gizlice Girit’e dönüyor. Ýtalya’da olduðu, dönmediði söyleniyor. 2 sene evinde saklanýyor.
Girit’teki Türkler, kurtuluþ savaþýnda Türkiye’nin kazanmasýný umut ediyor. Türkiye kazanýrsa kendilerinden intikam alýnmasýndan, kazanamazsa gidecekleri bir yer kalmayacaðýndan, yok edilme tehlikesiyle karþýlaþacaklarýndan endiþeliler. Savaþ Anadolu’nun kesin zaferi ile sonuçlanýnca kutlayamýyorlar, Anadolu’da yitirilen Yunan askerlerin ailelerinin kendilerinden intikam alacaklarýndan korkuyorlar. Ankara hükümeti Vatikan’a haber yollamýþ: “ Girit’te Türk nüfusa saldýrý olursa, sað kalan yunan askerlerinin can güvenliðini saðlayamayýz” Kiliselerden anonslar yapýlmýþ: “Türklere dokunmayýn, yoksa Anadolu’dan evlatlarýnýz geri gelemeyecek”
Adadan ayrýlýþýnda bir saldýrýya uðramamasý için Yunanlý Kandiye Belediye Baþkaný iki konsolosla, faytonla Fazýl Bey’i gemiye kadar götürüyor ve uðurluyor.
Ankara Milli Kütüphane ’de Prof.Dr.Fahriye Emgili, Atatürk imzalý Fazýl Bey’in mal varlýðýnýn % 10 unu Türk Silahlý Kuvvetleri’ne baðýþladýðýný gösterir belge buldu.
Bir fotoðrafta eski yazýyla :”Muradýmýza nail olduðumuzdan, hazýr teknede kuþatýlmýþ haldeyken; günün anýsýna çaðrýlan fotoðrafçý tarafýndan çektirilmiþtir. 15 Þubat 1924.Tütüncüzade”. 24 þubatta deðil 15 Þubatta Mersin’e gelmiþlerdir.
Giritli mübadillerin Mersin’e Gülcemal gemisi ile deðil, Prof. Dr. Fahriye Emgili’nin saptadýðýný Mersin’de söyleþisinde ifade ettiði üzere iki kez Sakarya Gemisi ile geldikleridir...
Girit’ten Mersin’e mübadilleri getiren gemilere, liman olmadýðý için, sandallar yolcularý iskeleye taþýmýþlar. Mübadiller, ceketlerinin, paltolarýnýn cebinden Türk bayraðý çýkartýp, varýþlarýný merakla bekleyen Mersin halkýna kýyýya varýncaya kadar sallamýþlar.
Mersin’e gelen mübadillerin eski Ýngiliz Yað Fabrikasý’nýn harabeleri içinde karantinaya alýndýðý yaygýn görüþ. Sami Tütüner, Tütüncüzadelerin Mersin Uray caddesinde bir otele yerleþtiklerini söyledi.
Mübadillere Girit’te terk ettikleri mallara karþýlýk Mersin’de verilecek mallar gecikince Tütüncüzade Fazýl Bey Ankara’ya giderek Atatürk’ten Mal Müdürlüðü’ne hitaben “mübadillere mallarýn verilmesinin geciktirilmemesi” doðrultusunda bir yazý getiriyor ve mal daðýtýmý baþlýyor.





