CHP’li Kış: Faize 228 milyar dolar bulundu, emekliye 28 bin lira çok görüldü... | MERSİN MOZAİK

CHP’li Kış: Faize 228 milyar dolar bulundu, emekliye 28 bin lira çok görüldü...

CHP’li Kış: Faize 228 milyar dolar bulundu, emekliye 28 bin lira çok görüldü... mersinmozaik.com

Kış, “228 milyar dolar bu ülkenin kayıp yıllarıdır. Bu para emekliye, konuta, üretime, istihdama gitseydi bugün kredi kartıyla ayakta durmaya çalışan bir toplum olmazdı. Emekli sadaka istemiyor, hakkını istiyor. Yoksulluk bir kader değil; AKP’nin faiz ve garanti düzeninin sonucudur.”

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, AKP iktidarının ekonomi politikalarının emeklileri yoksulluğa, toplumu ise borç ve icra sarmalına mahkûm ettiğini belirterek, “Bu tablo bir kaynak sorunu değil, bilinçli bir tercihin sonucudur.” dedi.

En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine, yani 28.075 TL’ye çıkarılması yönündeki CHP önerisinin AKP tarafından reddedildiğini hatırlatan Kış, yaptığı kapsamlı değerlendirmede şu görüşleri dile getirdi:

“Faize, geçiş garantilerine ve şirket sözleşmelerine sınırsız kaynak bulanlar, konu emekli olunca ‘bütçe yok’ diyebiliyor. Bu kabul edilemez.

Faize para var, emekliye yok... 

AKP iktidarı boyunca yalnızca dış borç faizleri için ödenen 228 milyar doların, bugün emeklilerin neden açlık sınırında yaşadığının en açık göstergesi idir.

Bu para kendiliğinden buharlaşmadı. Faize gitti, köprü ve otoyol garantilerine gitti, dövizli sözleşmelere gitti. Ama emekliye gelince ‘kaynak yok’ denildi. İtiraz ettiğimiz düzen tam olarak budur.

228 milyar dolar ne demek? 

Kamuoyunda sıkça dile getirilen milyar dolarlık rakamların somut karşılığı bilinmiyor. 

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yapım maliyeti yaklaşık 818 milyon dolar. 228 milyar dolar ile yaklaşık 280 adet bu ölçekte köprü yapılabilirdi.

İstanbul–İzmir Otoyolu’nun maliyeti yaklaşık 6 milyar dolar. Aynı kaynakla 38 adet bu otoyol inşa edilebilirdi.

Bugün ‘bütçe yok’ denilen her alanda aslında bu ülkenin parası vardı. Ama o para halk için değil, garanti verilen projeler ve faiz için kullanıldı.

Geçiş garantileriyle risk halka yüklendi... 

Bu projelerin yalnızca yapım maliyetleriyle değil, geçiş garantileriyle de kamuya uzun vadeli yük bindirmektedir. 

Bu köprülerden geçseniz de geçmeseniz de bedelini ödüyorsunuz. Çünkü AKP şirketlere müşteri garantisi verdi. Risk kamuya, kazanç özel sektöre bırakıldı. Bütçedeki tahribatın temel nedeni budur.

Bu para emekliye yetiyordu... 

Türkiye’de yaklaşık 16 milyon emekli var. 228 milyar doların bugünkü kur karşılığıyla trilyonlarca liralık bir kaynağa denk gelmektedir. 

Bu kaynakla yıllar boyunca en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesinde tutulabilirdi. Emekliye 20 bin lirayı çok görenler, aynı bütçeden milyarlarca doları faize ve garanti ödemelerine aktarmakta tereddüt etmedi. 

Emeklilik hayatta kalma mücadelesine dönüştü...

Emeklilerin önemli bir bölümünün kredi kartı ve tüketici kredileriyle geçinmeye çalışıyor. Bugün emeklilik dinlenme değil hayatta kalma mücadelesi anlamına geliyor.

Emekli maaşıyla kira ödeyemeyen, faturalarını karşılayamayan, torununa harçlık veremeyen bir kuşak yaratıldı. Bu tablo kader değil; siyasi tercihlerin sonucudur. 

Özelleştirdiler, borçlandılar, faizi büyüttüler...

AKP dönemindeki özelleştirmelere de dikkat çeken Kış, “Telekomu sattılar, limanları sattılar, enerji tesislerini sattılar. Devletin varlıkları elden çıktı ama borç azalmadı. Aksine faiz ödemeleri büyüdü. Çünkü bu satışlar kamuyu güçlendirmek için değil, günü kurtarmak için yapıldı. 

Bu bir tercih meselesidir...

228 milyar dolar bu ülkenin kayıp yıllarıdır. Bu para emekliye, konuta, üretime, istihdama gitseydi bugün kredi kartıyla ayakta durmaya çalışan bir toplum olmazdı. Emekli sadaka istemiyor, hakkını istiyor. Yoksulluk bir kader değil; AKP’nin faiz ve garanti düzeninin sonucudur.”