Kış, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunu söylüyoruz: Doğa bir gelir kalemi değildir. Millî park bir işletme değildir. Bu nedenle bu kanun teklifi geri çekilmelidir. Bu vebalin altına girmeyin, bu yanlıştan bugün dönün.”
Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sert tepki göstererek karşı çıktı.
Teklifin bir “teknik düzenleme” olarak sunulamayacağını vurgulayan Kış, düzenlemenin AKP iktidarının doğaya bakışını açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Bu teklif, 24 yıllık iktidarın doğa üzerinden hazırladığı son satış kataloğudur...” dedi.
“Çeyrek asırda sanayi de tarım da ayağa kalkardı, siz sattınız...”
Genel Kurul konuşmasına AKP’nin 24 yıllık iktidarını hatırlatarak başlayan Kış, yaptığı kapsamlı değerlendirmede şu görüşleri dile getirdi:
" ‘Zarar ediyor’ denilerek önce şeker fabrikalarını sattınız. Ardından limanlar gitti, enerji santralleri gitti. Dün köprüleri ve otoyolları satmaya kalktınız. Yetmedi, şimdi de millî parklara göz diktiniz.
Bu teklif bir koruma yasası değil, işletme yasasıdır...
Millî park dediğiniz yerde yol var, enerji hattı var, petrol ve doğal gaz boru hattı var, atık su hattı var. Üstelik bunlar sadece zorunlu kamu yatırımları için değil. Gerçek kişiler ve özel şirketler için ayrıcalıklar tanınıyor. Bunun adı koruma değil, doğayı işletmeye açmaktır.
Koruma planları ihale konusu hâline getiriliyor...
Teklifte yer alan 'planlar hazırlanır veya hazırlattırılır' ifadesi, bu düzenlemenin koruma planlarının kamu eliyle yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırılıp koruma görevi piyasa faaliyetlerine dönüştürüyor.
Anayasa çok açık: ‘Devlet, tabiat varlıklarını korur.’ Siz ise ‘Gerekirse özel sektöre hazırlattırırız’ diyorsunuz. Bu, anayasal sorumluluktan kaçmaktır. Koruma görevini devretmektir.
Kaçak yapı düzenlemesi hukuk devletini çökertir...
Kanun teklifindeki en tehlikeli maddelerden birisi de kaçak yapılarla ilgili düzenlemedir. Mevcut yasada mahkeme kararıyla yıkılması gereken kaçak yapıların, yeni düzenlemeyle idarenin takdirine bırakılıyor. Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğüne fiilen yargı yetkisi veriliyor.
Bu ne demek biliyor musunuz? ‘Kaçak yapı yap, yakalanırsan belki yıkmayız’ demektir. İşte hukuk devleti tam olarak böyle çöker. Kaçak yapı düzeni tam olarak böyle kurulur.
Döner sermaye yetkisi Meclis’i devre dışı bırakma girişimidir...
Teklifte Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğüne döner sermayeli işletme kurma yetkisi verilmesi, denetimin yönetmeliklere bırakılması bilinçli bir tercihdir. Kanunlar Meclis denetimine tabidir. Yönetmeliklerin ise tek imzayla değiştirilebiliyor.
AKP’nin doğa sicili ortada...
AKP’nin doğa politikalarının sicilinin kabarık, Kaz Dağları, Akbelen, Atatürk Orman Çiftliği ve kıyı alanlarında yaşanan tahribatları, Zeytinlikler maden sahalarına, meraların yapılaşmaya açıldı. Şimdi de millî parkların uzun süreli işletme haklarıyla özel sektöre devredilmek isteniyor.:
Kırk dokuz yıllığına, yetmezse doksan dokuz yıllığına… Neredeyse mülkiyet hakkı veriyorsunuz.
“Bu topraklar milletindir, sizin değildir...
Konuşmasının sonunda sert bir uyarıda bulunan Gülcan Kış, millî parkların, ormanların, suyun, toprağın ve havanın iktidarın tasarrufunda olmadığını vurguladı. “Bunlar milletindir, çocuklarımızındır, torunlarımızındır.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunu söylüyoruz: Doğa bir gelir kalemi değildir. Millî park bir işletme değildir. Bu nedenle bu kanun teklifi geri çekilmelidir. Bu vebalin altına girmeyin, bu yanlıştan bugün dönün.”





