Arnhem’de 8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenecek etkinlik, kadın haklarına dikkat çeken duygulu ve anlamlı bir buluşmaya sahne olacak. Film, sohbet ve dansın yer alacağı programda amaç yalnızca bir günü anmak değil, kadınların sesini birlikte daha güçlü duyurmak.

İlan Karaçay
Farklı kültürlerden kadınlar film, sohbet ve sanatla bir araya gelerek eşitlik ve umut mesajı verecek.
Etkinliği hazırlayanlar, kadın haklarının sadece belirli ülkelerin değil tüm dünyanın ortak meselesi olduğunu ifade ediyor.
Organizatörlere göre amaç kimseyi hedef göstermek değil. Amaç kadınların yaşadığı sorunları görünür kılmak, umut duygusunu büyütmek ve birlikte çözüm aramak.
Katılımcılardan kendi kültürlerine ait küçük ve paylaşılabilir lezzetler getirmelerini rica ediyor.

IWEE Vakfı, Dolle Mina ve DSDF’nin katkılarıyla hazırlanan etkinlikte farklı kültürlerden kadınlar ve destek veren katılımcılar bir araya gelecek.
Organizasyon ekibi, dünyanın farklı yerlerinde ve Avrupa’da kadınların karşılaştığı sorunların ortak olduğuna dikkat çekiyor. Dayanışmanın bu nedenle önemli olduğu vurgulanıyor.

IWEE Vakfı, yüksek eğitimli kadınların topluma ve çalışma hayatına aktif katkı sağlamasını destekleyen çalışmalar yürütüyor. Kadınların güçlenmesi ve toplum içindeki konumlarının görünür hale gelmesi için hem Hollanda’da hem de uluslararası alanda faaliyet gösteriyor.

Dolle Mina, Hollanda’da 1970’li yıllarda ortaya çıkan ve kadınların çalışma hayatı, eğitim, eşit ücret ve toplumsal haklar alanında eşitlik talebiyle eylemler yapan feminist bir hareket olarak biliniyor.

Demokratik Sosyal Dernekler Federasyonu, demokrasi, insan hakları, eşitlik ve toplumsal katılım ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösteren dernekleri bir araya getiren bir federasyondur.
Programda kadınların mücadelesini anlatan kısa bir film gösterilecek. Ardından katılımcılar deneyimlerini paylaşacak ve karşılıklı sohbet ortamı kurulacak.
İran kültüründen bir dans gösterisi de etkinliğin simgesel bölümlerinden biri olacak. Gün, birlikte yenilecek yemekle tamamlanacak.
Etkinliği hazırlayanlar, kadın haklarının sadece belirli ülkelerin değil tüm dünyanın ortak meselesi olduğunu ifade ediyor. Eğitim, çalışma hayatı, güvenlik ve eşitlik başlıklarının her toplumda farklı biçimlerde tartışılmaya devam ettiği belirtiliyor. Bu nedenle 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, farkındalık günü olduğu hatırlatılıyor.
Türkiye ile ilgili değerlendirmelerde ise kadın hakları konusundaki tartışmaların sürdüğüne dikkat çekiliyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ve kadın cinayetleri konusunun gündemdeki yerini koruduğu ifade ediliyor. Buna rağmen kadınların hak arayışını sürdürdüğü ve toplumsal farkındalık oluşturma çabasının devam ettiği vurgulanıyor.

Kadın hakları konusunda Türkiye’de yaşanan tartışmalara ve gelişmelere rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara verdiği değeri hatırlatmak amacıyla yukarıdaki görseli özellikle paylaşıyorum. Zira Atatürk, Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkını Avrupalılar’dan önce vermiş ve 1935’te 18 Türk kadını parlamentoya girmiştir.
Organizatörlere göre amaç kimseyi hedef göstermek değil. Amaç kadınların yaşadığı sorunları görünür kılmak, umut duygusunu büyütmek ve birlikte çözüm aramak.
Arnhem’de yapılacak buluşma tam da bu nedenle önem taşıyor. Farklı dillerden, farklı hayat hikâyelerinden insanlar aynı salonda bir araya gelecek. Birbirini dinleyecek, anlayacak ve yalnız olmadığını hissedecek.
Çünkü kadın hakları konusu yalnızca kadınların değil, toplumun tamamının meselesi olarak görülüyor. Verilen mesaj ise sade ve güçlü. Dayanışma varsa umut vardır. Sesler birleştiğinde değişim mümkündür.
Etkinliği düzenleyenlerden IWEE Vakfı, kadınların güçlenmesi ve toplum içindeki konumlarının fark edilmesi için hem Hollanda’da hem de uluslararası alanda çalışmalar yürüttüğünü vurguluyor. Vakıf, Hollanda’daki kadınlarla dünyanın farklı yerlerindeki kadınlar arasında bağ kurmayı ve farklı kültürler ile topluluklar arasında dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı misyonu paylaşan DSDF ile birlikte, kadınların hikâyelerinin duyulmasına aracılık edecek bir buluşma ve paylaşım zemini oluşturmak istediklerini ifade ediyorlar.

Hazırlanan programın ilham, sohbet, sanat ve birlikte olma fikri etrafında şekillendiği belirtiliyor. Etkinlikte kapı açılışı ve ikramın ardından kadınların dünya genelindeki mücadelesini anlatan kısa bir film gösterilecek. Daha sonra moderatör eşliğinde katılımcıların deneyimlerini paylaşacağı bir sohbet gerçekleştirilecek. Programda ayrıca İran’da özgürlük mücadelesi veren kadınlara ithaf edilen bir dans gösterisi yer alacak. Buluşma, katılımcıların getireceği yiyeceklerle oluşturulacak ortak sofrada sona erecek.






