Altunbilek ve Şahbaz’dan ortak sergi... | MERSİN MOZAİK

Altunbilek ve Şahbaz’dan ortak sergi...

Altunbilek ve Şahbaz’dan ortak sergi... mersinmozaik.com

Karışık teknikle hazırlanan 40’a yakın eserin yer aldığı serginin açılışına, İçel Sanat Kulübü Başkanı ve MTSO Meclis Üyesi Ali Gök, 29 No’lu Kırtasiye, Matbaa, Reklam Ajansları ve Basın Yayın Hizmetleri Meslek Komitesi Üyeleri, Ressam Ahmet Yeşil ile çok sayıda sanatçı ve sanatseverler katıldı.

Sanat dünyasının iki köklü ismi Aliye Altunbilek ve Seda Şahbaz, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde açtıkları ‘İnsan Çağında Doğa, Bellek ve Nefes’ isimli ortak sergileriyle Mersinli sanatseverleri ekolojik bir uyanışa davet etti.

Yaklaşık 20 yıllık dostluklarını aynı sergi alanında birleştiren sanatçılar; insanın doğaya hükmetme çabasını ve ekolojik tahribatı, kendi belleklerindeki çocukluk izleriyle harmanlayarak tuvale yansıttı.  

MTSO Sanat Galerisi, bu kez Galeri Sorumlusu Sanatçı Seda Şahbaz’ın, sanatçı dostu Aliye Altunbilek ile ortak hazırladığı ‘İnsan Çağında Doğa, Bellek ve Nefes’ isimli sergiye ev sahipliği yapıyor.  

19 yıldır galerinin sorumluluğunu yürüten ve 500’den fazla serginin organizasyonunu üstlenen Şahbaz, ilk kez kendi eserleriyle ev sahibi olduğu galeride sanatseverlerin karşısına çıkarken; Altunbilek ise sanat yolculuğundaki birikimlerini bu sergiyle beğeniye sundu.

Pandemi sonrası değişen yaşam biçimlerini ve ekolojik tahribatı sanatsal bir bakışla sergiye taşıyan sanatçıların eserleri, izleyiciden tam not aldı.

Karışık teknikle hazırlanan 40’a yakın eserin yer aldığı serginin açılışına, İçel Sanat Kulübü Başkanı ve MTSO Meclis Üyesi Ali Gök, 29 No’lu Kırtasiye, Matbaa, Reklam Ajansları ve Basın Yayın Hizmetleri Meslek Komitesi Üyeleri, Ressam Ahmet Yeşil ile çok sayıda sanatçı ve sanatseverler katıldı.  

Şahbaz: "Doğaya nefes aldırın..."

Sanatçı Seda Şahbaz, sergi açılışında yaptığı değerlendirmede; heykeltıraş kimliğini pandemi döneminde resimle harmanladığını belirtti.

Şahbaz, bu süreçte kendisini cesaretlendiren ismin ise sanatçı Beşir Bayar olduğunu ifade etti. Kolaj tekniğiyle hazırladığı zeminlerde kuş tüyleri ve gazete sayfaları gibi materyaller kullanan Şahbaz, eserlerinde orman yangınlarına ve ekolojik tahribata dikkat çekiyor. 2021 yılında, henüz orman yangınları başlamadan önce istemsizce ‘siyah ağaçlar’ çizmeye başladığını belirten Şahbaz, yaşadığı ‘sanatçı önsezisini’ şu sözlerle anlattı: “19 yıldır sahne arkasındaydım, artık sahneye çıkma vaktim gelmişti. Pandemide ellerim benden bağımsız olarak ağaçları siyaha boyamaya başladığında, bunun doğanın bir çığlığı olduğunu ancak yangınların ortasında kaldığımda anladım. İnsanlar olarak doğanın her yerine sızdık ve döngüyü bozduk. Eserlerimde köşe kullanmıyorum; çünkü doğada köşe yoktur, her şey yuvarlak bir akış içindedir. Çerçeveleri boşlukta sallandırdım ki dünya artık nefes alabilsin.”

MTSO camiasına ve sanatçı dostlarına teşekkür eden Şahbaz, resimle başlayan bu yeni dönemin ileride bir heykel sergisiyle taçlanacağının da müjdesini verdi.  

Altunbilek: “Sanat benim için bir nefes aralığı...”

Nevşehir’den Gümüşlük’e uzanan sanatsal yolculuğunu sergiye taşıyan Aliye Altunbilek ise çalışmalarını ‘zihninin arka bahçesi’ olarak gördüğünü söyledi.

Doğayı bellek ve nefes kavramlarıyla nasıl ilişkilendirdiğini anlatan Altunbilek, sanatın kendisi için bir ‘nefes aralığı’ olduğunu vurguladı. Sanat üretimini özellikle pandemi sonrası dönemde bir ‘hayatta kalma mücadelesi’ ve ‘nefes alma aracı’ olarak tanımlayan sanatçı; çocukluğunda sokakta oyun oynamayı ve ağaçlara tırmanmayı nasıl bir nefes olarak görüyorsa, bugün tuvalin ve malzemenin başında olmayı da aynı özgürlükle bağdaştırdığını belirtti.

Altunbilek, “Nefes kavramı benim için sadece biyolojik bir süreç değil, yaşamda kendimize açtığımız özgür alanlardır. Bu sergideki canlı renklerde ve çocuksu çizimlerde bu nefesi hissettirmek istedim.” dedi.

Minyatür eğitimi almasına rağmen resim, video art ve enstalasyon gibi farklı disiplinleri bir arada kullanan Altunbilek, çocukluğunda mesafeli olduğu dantel ve dikiş figürlerini de bugün birer sanat nesnesine dönüştürdüğünü aktardı. Serginin temel mesajının ‘yaşayarak deneyimlemek’ olduğuna dikkat çeken sanatçı, özellikle dijitalleşen dünyada genç sanatçılara doğayla bağ kurmayı tavsiye ederek, estetik sonuçtan ziyade üretim sürecindeki ‘deneyimleme’ haline odaklanmaları gerektiğini vurguladı.