Kış,"Yıllık enflasyon %30,89 deniyor ama kiralar bunun üzerinde artıyor. Ardından ‘enflasyona ezdirmedik’ deniliyor. Bu söylemin ne vicdanla ne de gerçekle ilgisi var.”
Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, açıklanan enflasyon verileri, maaş artışları ve emekli düzenlemelerine tepki göstererek, “AKP iktidarının sunduğu rakamlar refahın değil, büyüyen yoksulluğun fotoğrafıdır...” dedi.
Kış, TÜİK’in aralık ayı enflasyonunu %0,89, yıllık enflasyonu %30,89 olarak açıkladığını; ENAG’ın ise yıllık enflasyonu %56,14 olarak hesapladığını hatırlatarak, “İki hesap arasında yaklaşık 25 puanlık fark var. Bu fark bir teknik ayrıntı değil; mutfaktan eksilen lokmadır...” sözleriyle çarpıklığa dikkat çekti.
Son bir yılda yaşam maliyetlerinin maaş artışlarını katladığını vurgulayan Kış,"Kiralar yaklaşık %35, gıda fiyatları %150, elektrik %97, temel kişisel hizmetler %60 oranında arttı. Günlük hayatın en sade göstergelerinden biri olan simitin fiyatı 20 TL’ye kadar çıktı. Bu tabloya rağmen 2026 yılı için asgari ücretin 28.075 TL olarak belirlendi. Bu ücret daha açıklandığı gün açlık sınırının altındaydı. Bugün milyonlarca yurttaş için yalnızca hayatta kalma maaşıdır.
Aile yardımı dahil en düşük memur maaşı 50 bin 503 TL’den 61 bin 890 TL’ye, en düşük memur emekli aylığının ise 22 bin 671 TL’den 27 bin 772 TL’ye yükseltildi. Ancak kiraya, gıdaya, faturaya gelen zamlar bu artışları maaş cebe girmeden eritiyor."görüşlerini dile getirdi.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin durumunun ise çok daha ağır olduğunu vurgulayan Kış, en düşük emekli maaşının %12,19 artışla 18 bin 939 TL’ye çıkarıldığını belirterek, “Bugün tek başına kira bu rakamları aşmışken, bu maaş geçim değil açıkça yoksulluğa mahkûmiyettir.
İkramiye kağıt üzerinde artıyor ama fiyatlar karşısında daha cebine girmeden eriyor.
Yıllık enflasyon %30,89 deniyor ama kiralar bunun üzerinde artıyor. Ardından ‘enflasyona ezdirmedik’ deniliyor. Bu söylemin ne vicdanla ne de gerçekle ilgisi var.
Ekonomide anlatılan 'başarı' hikâyelerinin halkın yaşadığı gerçekleri yansıtmıyor. 2025 yılı boyunca yurttaşların saniyede yüz binlerce lira vergi ödedi, buna karşın trilyonlarca lira faiz ödemelerine aktarıldı.
Vergi toplandı ama refah üretilmedi. Vatandaş fedakârlık yaparken kazanan yine faiz oldu.
Tasarruf adı altında yük halka bindirildi. Okuldaki çaydanlıktan, kamudaki en temel ihtiyaçlardan tasarruf istendi. Ama lüks harcamalara dokunulmadı.
Ortaya çıkan tablo bir ekonomi muhasebesi değil, milyonlarca yurttaşın hanesine yazılan zarar dökümüdür. Bu bir kriz değil; düşük maaş artışları, yüksek zamlar ve adaletsiz vergi politikalarıyla sürdürülen bilinçli bir yoksullaştırma tercihidir.
Milletin dayanacak gücü kalmadı. Bizim sözümüz nettir: Geçim yoksa, seçim vardır.”değerlendirmelerde bulundu.





