2025 YILININ SON YAZISI
İnsanların aklı birçok şeye yettikçe birçok şeyi de merak etmeye başlamış; merak ettikçe de bildikleri artmaya…
Bildikleri arttıkça etrafında gördüklerini anlamaya, anlayamadıklarına da zihinsel kapasitelerini kullanarak anlaşılabilir bir öykü yazmaya başlamışlar.
Öyküler işbirliğini kolaylaştırmış ve buna çok fazla insanın katılmasını mümkün kılmış. Öykülerin ilk örneklerinden olan söylenceler sökün etmiş ardı sıra binlerce yıl hükmünü sürdüren ve şekil değiştirerek sürdürecek olan.
Dinleri, inanışları katmış insan hayatına, yön vermiş bunlara, yön vermişler bunlar insana… Bilim filizlenmiş binlerce yıl süren gözlemlerden ve deneyimlerden elde edilen bilginin yazının icadıyla birikmesinden. Felsefe beslemiş bilimi, beslemiş nefesini insanların, bakışını, yorumlayışını, nasıl yaşayacağını, yaşadığını nasıl anlamlandıracağını.
Aya bakmış, güneşe, geçen gündüzlere, gecelere; ısınan, soğuyan günleri gözlemiş, nehirlerin akışını, coşmasını, cılızlaşmasını…
Tarımla birlikte yerleştikçe, kök saldıkça aynı toprağa, döngüselliği keşfetmiş; güneşin, ayın, gecenin, gündüzün, mevsimlerin, ona uyum sağlamış tabiatın döngüselliğini…
Döngüsellik ona merak ettiği gelecekle ilgili tahminlerine imkan sunmuş. Sunulan bu imkanı daha isabetli hale getirebilmek için kuşaktan kuşağa aktararak biriktirdiği bilgiyi de kullanarak zaman kavramını geliştirmiş. Zamanı ölçmenin yolunu aramış, geçmişteki bilgiyi bugüne, bugünü de üstüne koyarak geleceğe taşımak için; güneşe ve aya bakarak…
Günü, gündüzü, geceyi de ölçecek birimler bulmuş, günümüzde adına saat dediğimiz şeylere onlar başka şeyler söylemiş.
Takvimler düzenlenmiş, insanların geçmişini tanımlayabildikleri, gelecekte ne yapabileceklerini planlayabilecekleri.
Dünyanın güneşin etrafında bir tur atmasına sene demiş ve bunun döngüselliğiyle senelere seneler eklemiş. Kültürler değişik bir günü, döngünün başlangıç günü olarak kabul etmiş. Takvimini onun üzerine inşa etmiş. Ve takvimler günümüze gelene kadar çok işe yaramış. Günümüzde, bilim ve teknolojinin göz kamaştırıcı hali ve korkutucu gelişim hızı, dünyayı küçük bir köy haline getirdi. Bu köyde anlaşmayı kolaylaştıran neredeyse tek takvim kabul edildi, Gregoryen Takvim adı verilen.
Takvim zamanla ‘döngüsel zamanın’ ‘çizgisel zamana’ dönüşmesini kolaylaştırdı. Zamanın saatlere, dakikalara, saniyelere bölünmesi çizgisel zamanı daha da pekiştirdi.
İnsanın döngüsel zamandan çizgisel zamana geçmesi, insanın tabiattan kopmasının doğal bir sonucuydu zaten.
Bizim de kullandığımız bu takvimde bu yıl bitmek üzere. 31 Aralık saat 24.00’te son saniyeler tükenince yeni yılın ilk saniyeleri başlayacak.
Döngüsel bir zamandaymışız gibi davranarak;
Geçmiş yılın muhasebesini yapacak kimilerimiz…
Kimilerimiz farkında bile olmayacak yeni yıla girdiğimizin; kimilerimizin de umurunda…
İyi dileklerimizi paylaşacağız sevdiklerimizle ve herkesle…
Bize acı vermiş ne varsa arkada kalmasını isteyeceğiz ve güzel günlere dair umudumuzu yeşertmeye var gücümüzle çaba harcayacağız…
Her gelen yeni yılın bir öncekinden daha iyi olacağı inancına sarılacağız.
İyi olacağına inanacağız çünkü insanın iyi olması, tabiatın iyi olması için çalışan çok insan var ve birçok bedel ödeseler de çalışmaya devam ediyorlar…
Hep birlikte çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz.
Acılarımızı güzelliklere bal eyleyeceğiz; güzel eyleyeceğiz…
Hoş gelesin 2026…
Seni de güzel eyleyeceğiz!
Yeni yılda her şey gönlünüzce olsun!





