Abdullah Ayan | Dünya Küresel Su Ýflasý Dönemine Girdi: BM Raporu ve Türkiye’ye Yansýmalarý… | MERSİN MOZAİK
Abdullah Ayan

Abdullah Ayan

Dünya Küresel Su Ýflasý Dönemine Girdi: BM Raporu ve Türkiye’ye Yansýmalarý…


Birleþmiþ Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Saðlýk Enstitüsü (UNU-INWEH) tarafýndan 20 Ocak 2026 tarihinde yayýmlanan "Global Water Bankruptcy: Living Beyond Our Hydrological Means in the Post-Crisis Era" raporu, dünyanýn artýk "su kýtlýðý" veya "su krizi" evresini geride býraktýðýný ve "küresel su iflasý" (global water bankruptcy) dönemine girdiðini ilan ediyor. Rapor, bu yeni gerçeði kriz sonrasý kalýcý baþarýsýzlýk hali olarak tanýmlýyor:

Uzun yýllar süren aþýrý kullaným, kirlilik, toprak bozulmasý, ormansýzlaþma ve iklim deðiþikliði nedeniyle birçok su sistemi (nehir havzalarý, yeraltý sularý, göller, sulak alanlar ve buzullar) yenilenebilir kapasitesinin çok ötesinde tükenmiþ durumda.

Doðal su sermayesi kalýcý olarak azalmýþ ve eski hidrolojik/ekolojik seviyelere gerçekçi bir dönüþ artýk mümkün olmayacaðý için rapor, geleneksel su stresi gibi yüksek baskýya raðmen hâlâ geri döndürülebilir kavramlarýn süreci anlatmakta kifayetsiz kaldýðýný bu nedenle ‘iflas’ tanýmýna ihtiyaç duyulduðu tezini savunuyor…

Su iflasý: Birikmiþ hasar, sistemin toparlanma kapasitesini kalýcý olarak zayýflatmýþ; insan kaynaklý kronik kuraklýk hâline gelmiþ bir post-kriz durumu. Su kýtlýðý artýk sadece miktar deðil, kalite sorunu da (tuzlanma, kirlilik) yaratýyor; kullanýlabilir su miktarý hýzla azalýyor.

Küresel Tabloya bakýldýðýnda en çarpýcý veriler karþýmýza çýkýyor: Büyük göllerin %50'den fazlasý 1990'lardan beri su kaybediyor; oysa dünya nüfusunun %25'i bu göllere baðýmlý. 

Baþlýca yeraltý su kaynaklarýnýn %70'inde uzun vadeli düþüþ gözlenirken; küresel sulama suyunun %40’ tan fazlasý bu tükenen akiferlerden geliyor. 

Son 50 yýlda 410 milyon hektar doðal sulak alan yok oldu (AB’ nin toplam yüzölçümüne eþit); kaybolan ekosistem hizmetlerinin yýllýk deðeri 5,1 trilyon dolar.

Yeraltý suyu aþýrý çekimi nedeniyle toprak çökmesi (subsidence) 6 milyon km² alaný (küresel karanýn %5'i) yuttu ve bu 2 milyar insaný etkiliyor; bazý þehirlerde çökme yýllýk 25 cm’ e çýktý…

Küresel buz kütlesinin birçok bölgede %30'ý 1970'ten beri eridi; orta/düþük enlemlerdeki buzullar on yýllar içinde iþlevini kaybedecek. Birçok büyük nehir yýlýn belirli dönemlerinde artýk denizlere ulaþamýyor. 

4 milyar insan yýlda en az bir ay þiddetli su kýtlýðý yaþýyor. 

2,2 milyar insan güvenli içme suyuna, 3,5 milyar insan güvenli sanitasyona (arýtma saðlýklý kanalizasyon vb) eriþemiyor. Dünya nüfusunun %75'i su güvensiz veya kritik derecede güvensiz ülkelerde yaþýyor. Küresel tatlý su çekiminin %70'i tarým için kullanýlýyor ve gýda üretiminin %50’den fazlasý azalan/istikrarsýz su bölgelerinde. Ýnsan kaynaklý kuraklýk yýlda 307 milyar dolar maliyete yol açýyor. 

Tarýmsal üretim, krizin hem nedeni hem maðduru: Küresel Güney'de yoðunlaþan sulama yeraltý suyunu hýzla tüketiyor. 170 milyon hektar sulanan arazi yüksek su stresi altýnda; tuzlanma sonucu 82 milyon hektar yaðmurla beslenen ve 24 milyon hektar sulanan toprak bozuluyor…

Bu, gýda güvenliðini, küçük çiftçileri, öncelikle evine her gün daha uzak mesafeden su getirmek zorunda kalan kadýnlarý, gençleri ve kýrsal topluluklarý orantýsýz etkiliyor. 

Su iflasý çevresel olmanýn ötesinde adalet ve güvenlik sorunu üretiyor: Maliyetler en çok savunmasýz gruplara (küçük çiftçiler, yerli halklar, kadýnlar, kýrsal kesim) yüklenirken faydalar güçlü aktörlere gidiyor. Bu dengesizlik toplumsal huzursuzluk, çatýþma ve göç riskini artýrýyor. Rapor, eþitlik odaklý adil geçiþler olmadan uyumun imkânsýz olduðunu vurguluyor.

Rapor; kriz sürecinden ‘Ýflas Yönetimine Geçiþ’ in artýk zorunluluk haline geldiðinin altýný çiziyor ve kýsa vadeli kriz yönetimini terk edip zaman geçirmeden mutlaka ‘iflas yönetimi’ geçilmesini öneriyor.. 

Bu talebi artýk geri dönüþü olmayan hasarý önlemek için son fýrsat olarak görüyor…

Azalan kapasite içinde talep ve haklarý yeniden dengelemek, bunun için önerilen ana baþlýklar þöyle sýralanýyor:

-Su yoðun sektörleri (özellikle tarýmý) dönüþtürmek: Su-akýllý tarým, damla sulama, ürün deseni deðiþikliði, verimlilik artýþý. 

-Yasadýþý su çekimini ve kirliliði durdurmak, 

-Etkilenenler için adil geçiþler (gelir desteði, yeni geçim kaynaklarý) -Doðal sermayeyi (akifer, sulak alan, toprak, buzul) koruyan kurumlar oluþturmak.

2026 ve 2028 BM Su Konferanslarý, 2028 on yýllýk Su Eylem planýnýn sona ermesi ve 2030 Sürdürülebilir Kalkýnma Hedefleri bu yeni gündemi þekillendirmek için son fýrsatlar… Türkiye raporda doðrudan yer almasa da, diðer Orta Doðu ve Kuzey Afrika bölgeleri gibi Anadolu da yüksek su stresi ve iklim kýrýlganlýðýyla öne çýkýyor; Türkiye söz konusu bölgeye coðrafi ve ekonomik olarak yakýn. Güncel veriler ve eðilimler Türkiye'yi küresel iflas tablosunun en aðýr etkilenen ülkelerinden biri konumuna getiriyor:

Konya Kapalý Havzasý (Türkiye'nin tahýl ambarý) özellikle ciddi risk altýnda: Yeraltý suyu seviyesi her yýl 1-2 metre düþüyor; obruk sayýsý 700'ü aþmýþ, bazýlarý 30 metre derinliðe ulaþýyor. Kontrolsüz sulama ve aþýrý çekim, havzayý "hidrolojik iflas eþiðine" sürüklüyor. 

Tuz Gölü flamingo mezarlýðýna döndü; Marmara Gölü ve Seyfe Gölü dramatik küçüldü; birçok göl ve sulak alan kuruyor. UNCCD gibi BM raporlarý Türkiye'nin %88'ini çölleþme riski altýnda gösteriyor; ülke 2030'a kadar daha da ciddi kuraklýk tehdidi altýnda.. GRACE uydularý ve diðer çalýþmalar Ýç Anadolu'da yeraltý suyu düþüþ trendini yýllardýr doðruluyor.

Türkiye'de tarýma dayalý iç bölgelerde yeraltý suyu tükenmesi ve göl/sulak alan kayýplarý çok hýzlý ilerliyor; birçok sistemde geri dönülemez eþik aþýlmýþ durumda. Raporun küresel çaðrýsý Türkiye için yaþamsal önemde: Acil su-akýllý tarým dönüþümü, gerçekçi su yönetimi (havza bazlý planlama, damla sulama zorunluluðu, kaçak kuyu kontrolü) ve adil geçiþ politikalarý olmadan kayýplar kalýcý hale gelecek. 

Sonuçta Dünya hidrolojik sýnýrlarýnýn ötesinde yaþýyor ve rapor, iflasý kabullenmenin pes etmek deðil, gerçekçi baþlangýç olduðu iddiasýnda…

Hastalýðý bir baþka ifadeyle Ýflasý kabul ve ilan etmek, zor seçimleri yapmak, ayný zamanda insanlarý, ekonomiyi, ekosistemleri korumanýn da temel þartý…

Gecikme iflasý yayacak; derhal eyleme geçmek ise suyun ayný zamanda yaþamýn geleceðini kurtarmaktýr.

Türkiye içinse, tarým ve gýda güvenliði açýsýndan varoluþsal uyarýnýn, kulaklarýmýzý kapatmamamýz gereken çýðlýk olduðu gerçeðiyle yüzleþmemiz gerekiyor…



ARÞÝV YAZILAR