Bedir Solmaz | Mersin’in anýlarda kalan sinemalarý... | MERSİN MOZAİK
Bedir Solmaz

Bedir Solmaz

Mersin’in anýlarda kalan sinemalarý...


Toplumun gereksinimleri doðrultusunda þekillenen naif yaþam biçimi çoktan geçmiþte kaldý; günümüzde yaþamý þekillendiren tüketim kültürü kendi þartlarýný dayatarak geliyor!

 

Bir tarafa attýðýmýz dünyamýzý doldurup gönüllerimizi zenginleþtiren deðerler, eðer düþünüp görebilirsek terk edilmiþlikleriyle ihanetimizi yüzümüze vururlar!

Oysa onlardan kolayca vazgeçmekle neler yitirdiðimizi ah bir bilsek!

Eþiðine yaklaþtýðýmýz Ýlkyaz güneþinin sýrtýmýzý ýsýtmaya baþladýðý þu günlerde, baðrýndakileri sýcacýk kucaklayan geçmiþin Mersin’ini aramak adýna dolaþýrken, koruyup kollayamadýðýmýz için mimarlarýn deyimiyle çöküntü bölgesine dönüþen, ama bir zamanlar önünde akþam saatlerinde kum gibi insan kaynayan Turgut Reis Mahallesi Silifke Caddesi üzerindeki Eser Sinemasý’nýn yerine dikilen beton yýðýnýn önünde buldum kendimi.

 

Onca insanýn gönlünü þenlendiren mekandan geriye birkaç çam aðaý kalmýþ! “Sinemanýn da lafý mý olur, her televizyon bir sinema artýk…” yolunda sözler etmeyin sakýn; dönemin sinemalarý her sýnýftan insanýn ayrýmsýz buluþup kaynaþma noktalarýydý. Sinemanýn sanatýn yedinci dalý olduðu geniþ kitlelerce bilinmese de, 1980’li yýllarýn ortalarýna kadar varlýðýný koruyan o kültür, paylaþma odaklý insan iliþkilerinin önde gelen unsurlarýndan birisiydi.

 

Þimdilerde büyük alýþveriþ merkezlerine kapatýlan gösteriþli sinema salonlarýnýn aksine, sinemalar yazlýk ve kýþlýk olmak üzere kentin çeþitli bölgelerine adeta planlý bir þekilde serpiþtirilmiþ gibiydi... 

 

Kýþlýk sinemalar, Kamer, Kurum, Gediz, Güneþ ve sonradan açýlan Sýdalý olmak üzere çarþýda; yazlýklar ise Turgut Reis Mahallesi’nde Eser, Kiremithane Mahallesi’nde Halkevi, Bahçe Mahallesi’nde Yýldýz, Lale, Atlas, Kösel, Özüþen, Mahmudiye Mahallesi’nde Hilal, Mesudiye Mahallesi’nde Yeni ve Þark, Ýhsaniye Mahalle’sinde Kervan, Yeni Mahalle’de Paþa, 45 Evler’de Cenk, 23 Evler’de ise Meram sinemalarý hizmet verirken, yer tanýmlamada da iþaret noktalarýydýlar. 

Ýki ekmek ederine bilet satýlan sinemalarda küçüklerden bedel istenmez, kimilerince evden minder taþýyarak oturulan tahta sandalyelerde herkes eþitlenir, çerez olarak genellikle günebakan çekirdeði çitlenirken, en babayiðit meþrubatsa buz dolu kovalarda satýlan bu kentte üretilen çeþitli markadan gazozdu, Amerikan menþeli içecekler soðutucularýyla birlikte yýllar sonra girdi o ýlýk mekânlara.

 

Ýsimleri sýralanan sinemalardan Gediz, düðün salonuna dönüþtürülen kalýrken, diðerlerinin tümünün yerinde ise estetikten yoksun beton yýðýnlarý yükseliyor!

 

Zaten genç kuþaklarýn çoðu oralarda sinema olduðunu elbette bilemezler. 

Dýþ göçe dayalý nüfus artýþý yaþanmadýðý dönemde 20 sinemaya sahip olan Mersin’de, ne acýdýr ki yaþayan insan sayýsýnýn milyonla anýldýðý süreçte ise büyük alýþveriþ merkezlerine konumlandýrýlan birkaç salonda avuç dolusu paralar ödenerek film izlenebiliyor.

 

Bir zamanlar insanlarýn kaynaþma alanlarý olan sinemalar, þimdilerde ayrýþma salonlarýna dönüþürken, o kültürden geriye sadece viraneler kaldý!



ARÞÝV YAZILAR