Adam olmanýn gereði...
Yaþam sürecinde yol ayrýmýna geldiðimiz zamanlar olur. Bu yollarýn kimi güllük gülistanlýk, kimisi ise çakýr dikenleriyle doludur. Birine saparsan lüks tüketim ürünleriyle bezeli þaþalý yaþamla karþýlaþýr, diðerine saparsan yokluk, acý, mahpusluk, iþkencenin kucaðýna düþersin.
Kiþi, hangi özelliklere sahip olursa olsun, ne tür baskýlarla karþýlaþýrsa karþýlaþsýn sonuçta yürüyeceði yolu kendisi seçer. Girdiði yolun sonunda ise ya adamlaþýr ya cudamlaþýr.
Baþkalarýnýn, özellikle de çaresiz býrakýlanlarýn sýkýntýlarýna kafa yorup dertlerini dert edindiðimiz ölçüde adamlaþýrýz. Ne acýdýr ki, paylaþmanýn dertleri azaltýp sevinçleri çoðaltmasý gerçeðine karþýn, adamlaþma yolunu seçmek günümüzde kolay tercih olmaktan çýktý; çünkü, birçok þeyin çýkara endekslendiði kutsanan Yeni Dünya Düzeni’nde adamlaþmak büyük bedeller ödemeyi gerektiriyor.
Bu yol ayrýmýnda kendine saygý duyan, insani hasletler ve emeðin deðerini bilenler zoru seçip adamlaþýrken, kolayý seçip baþkalarýna boyun eðen yalakalar ise cudamlaþýyor.
Bir anlamda, günümüzde yaþanan savaþlarýn temelinde adam-cudam çeliþkisi yatmaktadýr.
Kiþiler, ister adam, ister cudam olsun bu savaþýn dýþýnda kalamazlar.
Asýl önemli olan, Nazým Usta’nýn, ”…olduðun safta olmak / bizim tarafta olmak…” dizelerinde olduðu gibi seçilen taraftýr.
Yukarýdan aþaðýya doðru, ya dünyada, ülkede, sakini olduðumuz kentte, kýsacasý yaþamýn tüm alanlarýnda hükmeden seçkin azýnlýklarýn boynumuza taktýðý davulu çalýp cudamlaþacaðýz, ya da ezilip horlananlarýn dertlerini dert edinip adamlaþacaðýz.
“Gemi azýya alanlarýn egemen olduðu bir dünyada, birkaç kiþinin mazlumlarýn tarafýnda yer almasýnýn ne anlamý olabilir ki?” demeyin sakýn.
Ýnsanlýk tarihi adamlaþanlarýn destanlarýyla doludur.Uzaða gitmeye gerek yoktur, bazý aymazlar yok saymaya çalýþsalar da emperyalistleri dize getirdiðimiz Ulusal Kurtuluþ Savaþýmýz belleklerden silinmedi hala.
Tümm dünyada zalimlerin tezgahlayýp mazlumlarýn her türlü bedel ödediði yakýcý süreç egemen!
Sakýn gönlünüz karamasýn, geçemeyen gün, dolmayan çile yoktur!
Çevremizdeki yangýný dýþýndayýz diye görmezden gelmek, çýðlýklara kulak týkamak yaþanan acý gerçekleri, yangýndaki dolaylý-dolaysýz sorumluluðumuzu ortadan kaldýrýr mý?
Nasýl yaþanýrsa yaþansýn, eninde sonunda bitecek olan ömür sürecinde dünyanýn dört bir yanýndan yükselen mazlum çýðlýklarýna son verme gücümüz olmasa da, acýlarýný yüreðimizde duyumsayalým...
Sizi bilmem, ama ben mazlumlarýn safýndayým...
Üç günlük ömürde, biraz rahat etmek uðruna bey sofralarýnda gerdan kýrmaktansa; acýn, yoksulun, yetimin çektiði çileleri paylaþmayý yeðlerim.
Çünkü, zulme karþý durmak, adam olmanýn gereðidir.





