Barýþ Eroðlu | BAYRAMLAR VE HELALLEÞMEK | MERSİN MOZAİK
Barýþ Eroðlu

Barýþ Eroðlu

BAYRAMLAR VE HELALLEÞMEK


Bayramlar…

Eþle dostla helalleþildiðine, küslerin barýþtýrýldýðýna inanýlan maneviyat dolu özel günler...

Bayramlar hayat telaþý içinde kaybolan günlerden deðil, vicdanlarýn döndüðü merhamet dolu günler olmasý gerekirken; ne yazýk ki çoðu zaman yüzeysel bir “helalleþme ve barýþtýrma” ritüeline indirgeniyor. Oysa helalleþmek, bir mesajla, bir telefonla, iki kelimelik bir “hakkýný helal et” cümlesiyle geçiþtirilecek kadar hafif bir mesele deðildir. Affetmek ve barýþmak için de karþýlýklý uzlaþý gerekir.

Çünkü bazý yaralar vardýr; bayram þekeriyle tatlanmaz.

Bugün bayram sabahlarýnda en çok kurulan cümlelerden biri: “Hakkýný helal et.” Peki bu söz gerçekten ne kadar içtendir? Daha da önemlisi, bu sözün arkasýnda bir yüzleþme, bir piþmanlýk, bir telafi var mýdýr? Yoksa sadece vicdaný susturmanýn, geçmiþi hýzlýca silmenin pratik bir yolu mudur?

Bir insanýn hakkýný yemek…

Kalbini kurmak... Onu aldatmak… Bir baþkasýnýn hayatýna, huzuruna, emeðine zarar vermek…

Bunlar bir “kusur” deðil, birer tercihtir. Ve her tercih, bir bedel doðurur. O bedel de iki kelimeyle ortadan kalkmaz. Yani helalleþilmez, barýþýlmaz...

Bayramlarda en çok rahatsýz eden þey, iþte bu kolaycýlýktýr. Yýl boyunca kýran, inciten, yok sayan; ama bayram günü geldiðinde bir mesajla kendini temize çýkarabileceðini düþünen bir anlayýþ… Bu, helalleþmek deðil; bu, sorumluluktan kaçmaktýr.

Helalleþmek, önce durmayý gerektirir. Sonra hatýrlamayý. Sonra gerçekten anlamayý.

En zoru da telafi etmeyi gerektirir.

Eðer bir insan bir baþkasýnýn hakkýný yediyse, önce o hakký geri vermeyi düþünmelidir. Eðer bir kalbi kýrdýysa, o kalbin yükünü gerçekten hissetmelidir. Eðer bir hayatý daðýttýysa, bunun sonuçlarýyla yüzleþmelidir. Bunlar olmadan edilen her “helal et” sözü, sadece bir temenniden ibarettir.

Daha acý olan ise þu: Büyük kötülüklerin sahipleri de ayný kolaycýlýðýn arkasýna sýðýnýyor. Huzur bozanlar, adaleti zedeleyenler, insanlarý birbirine düþürenler… Hatta savaþ çýkaranlar bile… Hepsi ayný kelimelerin arkasýna sýðýnýyor:

“Helalleþelim, barýþalým”

Ama bazý hesaplar vardýr; bayram sabahýna býrakýlmayacak kadar aðýrdýr. Bazý günahlar vardýr; bireysel deðil, toplumsaldýr. Ve bazý yaralar vardýr; sadece bir özürle deðil, adaletle kapanýr.

Helalleþmek, bir kaçýþ deðil; bir hesaplaþmadýr. Ve gerçek hesaplaþma, insanýn önce kendisiyle baþlar.

Belki de bu bayram, birbirimize kolayca “helal ettim” demektense, þu soruyu sormakla baþlamalýyýz:

Ben gerçekten kimden helallik isteyecek kadar yüzleþtim kendimle?

Çünkü helallik istemek cesaret ister. Ama daha büyük cesaret, o helalliði hak edecek bir deðiþimi gösterebilmektir.

Bayramlar, vicdanýn susturulduðu deðil, konuþtuðu günler olmalý. Ve belki de en doðru helalleþme, dilde deðil; davranýþta baþlamalýdýr. Ýnsan önce kendi ile helaleþmeli kendi ile barýþmalýdýr.

Son Söz Can YÜCEL’den:

Nefes almak bayramdýr mesela; günün birinde soluksuz

kalýnca anlar insan...

Görmenin nasýl bir bayram olduðunu karanlýk öðretir;

sevmeninkini yalnýzlýk...

Sýzlamayan her organ, hele de burun direði bayramdýr.

Bayramdýr, elden ayaktan düþmemek, zihinden önce bedeni

kaybetmemek, kurda kuþa yem olmayýp "çok þükür bugünü de gördük" diyebilmek...

Sevdiklerinle geçen her gün bayramdýr.

Yoðun bakýmda sancýlý geceyi ya da kangren olmuþ bir

iliþkiyi bitirmek de öyle...

En acýktýðýn anda dumaný tüten bir somunun köþesini

bölmek, korktuðunda güvendiðine sarýlabilmek, dara

düþtüðünde dost kapýsýný çalabilmek bayramdýr.

Bir sürpriz paketinden çýkan hediye, tatlý bir þekerlemede

üstüne serilen battaniye, saçlarýný müþfik bir sevgiyle

okþayan anne bayramdýr.

"Ona güvenmiþtim, yanýlmamýþým" sözü bayramdýr.

Hiç aldatmamýþ, aldanmamýþ olmak bayram...

Yeni eve asýlan basma perdeler, alýn teriyle kazanýlmýþ

ilk rýzkýn konduðu çerçeveler, yüklü bir borcun son

taksiti ödenirken sýkýlan eller bayramdýr.

Evde yalnýzlýðý noktalayan insan nefesi, akþam kapýda

karþýlayan yavuklu busesi, sevdalý bir elin tende gezmesi,

nice adaðýn ardýndan çýnlayan çocuk sesi bayramdýr.

Alný açýk yaþlanmak bayramdýr; ulu bir çýnar gibi ayakta

ölebilmek bayram..

Bunlarýn kadrini bilirseniz, kýymet bilmeyi öðrenirseniz her gününüz bayram olur.

Meraklanmayýn, öyledir diye size deli demezler.

Deseler de böyle delilik, bayram artýðý günlerdeki nankör akýllýlýktan evladýr.

Her gününüz bayram olsun



ARÞÝV YAZILAR