Hürmüz krizinin kapanmasýyla ortaya çýkan küresel tehdit ve fýrsatlar…
Yýllar önce abdullahayan.wordpress.com sitesinde "Lojistik Devrim" den bahsederken, Mersin’in sadece bir liman þehri deðil, küresel zincirlerin en hassas halkalarýndan biri olduðunu vurgulamaya çalýþmýþtým….
Bugün ABD-Ýsrail ikilisinin Ýran’ a saldýrýsýyla ortaya çýkan tablo, o günkü öngörülerimizin ne kadar kritik bir eþiðe dayandýðýný göstermesi bakýmýndan ilginç…
Dünya ekonomisi küresel boyutlarda üç büyük þok geçirdi ve altýndan kalkýlmasý büyük çaba gerektiren üç büyük darbe aldý.
Covid-19 "yeni küresel üretim merkezi öne çýkan Çin’ e olan aþýrý baðýmlýlýðýmýzý suratýmýza bir tokat gibi çarptý.
Ardýndan Donald Trump’ýn gümrük vergileriyle gelen ve dünyayý bilinmezlerle dolu yeni bir þokla karþý karþýya býrakan "ticaret savaþlarý" bu baðýmlýlýðý kýrmaya yönelik ilk sert hamle gibi görünüyordu.
Ancak yaþanan geliþmeler Çin’ in dünyayý saran etkisine karþý bu türden palyatif önlemlerin iþe yarayamayacaðýný gösterdi…
Buna karþý 28 Þubat’ta patlak veren ve Ýsrail’ in gölgede kalmasýyla doðrudan ABD- Ýran sýcak savaþýna evrilen yeni dönemin en kritik aþamasý olarak ortaya çýkan Hürmüz Boðazý’nýn kapanmasý, hepsinden farklý bir zayýflýðý; dünyanýn "ulaþým koridorlarýna ve enerji girdilerine" olan çaresizliðini ortaya koydu.
Kapitalizmin son evresinde on yýllardýr endüstriye hükmeden ve ‘ne üretirsen üret, küresel bazda anýnda satýlýr’ pazarlama stratejisinde ruh bulan "Tam Zamanýnda Üretim" felsefesi, stok maliyetini düþürürken dayanýklýlýðý yok etti.
Bugün fabrikalar artýk "Ýhtiyati Tedarik" bir baþka ifadeyle ‘zorunlu stok’ sistemine geçiyor. Öyle ki tampon stoklar son üç yýlýn zirvesine çýkmýþ durumda...
Þirketler artýk sadece en ucuz olaný deðil, sadece bugünü kurtaran deðil yarýný da olan en güvenliyi arýyor. Bu durum, "üretimi ülkeye geri çekme” ve “riskli uzak diyarlar yerine ihtiyaç duyulaný yakýn ülkelerden tedarik” akýmlarýný tetikliyor.
Üretim ve tedarikçileri kendi ülkesine çekme veya komþu ülkelere yaklaþtýrma uygulamasýný hýzlandýrma planlarýnda Trump’ ýn þimdilik tümü kâðýt üzerinde kuru vaatler olarak bekleyen üretimi yeniden ABD’ ye taþýma giriþimleri sonuca ulaþmasa da, Macaristan örneðinde görüldüðü gibi Avrupa’ da ilerlemeler kaydedildiði görülüyor…
Trump’ ýn Çin yerine üretimi yeniden ABD’ ye kazandýrma çabalarýnýn ise Çin’ in Meksika baþta olmak üzere Güney Amerika ülkeleriyle kurduðu tesislerle geliþen sýcak iliþkiler sonucu baþarýya ulaþma þansý yok.
14 saat aralýksýz tuvalet temizleyen iþçinin 20 dolar kazandýðý bir ülkeyle saatte 14 dolara çalýþacak iþçi bulamayan ABD’ nin mevcut koþullarda baþ etmesi mümkün mü?
ABD açýsýndan sorunun yanýtý belli de, karþý cephede Çin’ e özellikle ortaya çýkan son enerji krizi ýþýðýnda bakmakta yarar var…
Bu pencereden bakýldýðýnda; küresel ekonominin yeni dinamikleri ýþýðýnda baþta Çin olmak üzere Güneydoðu Asya ekonomileri ‘ucuz iþ gücünü’, teknolojik buluþlarla harmanlayarak yeni çýkýþ kanallarý yaratmaya çalýþsa da, gidiþat sanýldýðý kadar güllük gülistanlýk deðil…
Çin, enerji krizine karþý elektrikli araçlarla (EV) direnmeye çalýþsa da, Hürmüz’ün kapalý olmasý petrokimya ve lojistik maliyetlerini yüzde 20 artýrmýþ durumda. Çin’in "küresel güç merkezi" olma iddiasý, Hürmüz’ün düðümüyle büyük bir stres testinden geçiyor.
Günde 15-20 dolara çalýþmaya hazýr yüz milyonlarca insan, ayný iþleri yapabilecek robotlarýn tehdidi altýnda bir gelecek hayal ederken, dünyayý sarýp sarmalayan ‘belirsizlik açmazý’ yeni dönemin insanlýk adýna hiç te aydýnlýk vaat etmediði gerçeðiyle yüzleþmesini zorunlu kýlýyor…
Hürmüz Boðazýnýn kapanmasý ve Süveyþ Kanalýnýn her gün yeni tehditlerle karþý karþýya kalmasý, ortaya çýkan yeni riskler ýþýðýnda tedarik zincirlerinin bir kez daha kopmasýna yol açan çatýþmalarýn artmasý tüm küresel taþýmacýlýk senaryolarýnýn yeniden yazýlmasýný gerektiriyor…
Bu durumda, Avrupa merkezli þirketlerin "yakýn tedarikçi" arayýþý Türkiye’yi ve özellikle de bölgenin kilit taþý Mersin’i tekrar odak noktasý yapýyor. Ancak bu, sadece coðrafi bir þansý deðerlendirmenin ötesinde, son geliþmeleri doðru okuyacak ve bu okumaya göre duruþ belirleyecek stratejik bir akýl gerektiriyor.
Ekonomik kýrýlganlýk artýk sadece "baðýmlýlýkla" ilgili deðil; sistemler arasýndaki "dayanýklýlýkla" da ilgili. Hürmüz kapalý kalabilir, rotalar deðiþebilir ama Mersin gibi varlýðýný ülkeler ve kýtalar arasý köprü özelliðini taþýyan þanslý kentlerin geliþtirilecek lojistik merkezleriyle beslenen "güvenli liman" olma vasfý, Yeni Dünya düzeninin coðrafyaya sunduðu tartýþýlmaz tarihi fýrsatý da içinde barýndýrýyor…





