Nedim Ýnce | HOÞGÖRÜ VE MÝSAFÝRPERVERLÝK ÜZERÝNE NOTLAMALAR | MERSİN MOZAİK
Nedim Ýnce

Nedim Ýnce

HOÞGÖRÜ VE MÝSAFÝRPERVERLÝK ÜZERÝNE NOTLAMALAR


Seneler önce hoþgörü üzerine bir deneme kaleme almýþ ve köþemde bu metne yer vermiþtim. Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öðretim Üyesi sevgili dostum Dr. Þeref Erol, bu yazýma el yazýsýyla yazdýðý bir mektupla katký yapmýþtý, yazýnýn da baþlýðýný oluþturan adlandýrmayla…

Önce o yazýmdan birkaç alýntý:

Hoþgörü asla tek bir iç savaþa yol açmamýþtýr; hoþgörüsüzlük ise yeryüzünü kana bulamýþtýr.” Voltaire

Sýnýrsýz hoþgörü zorunlu olarak, hoþgörünün kaybolmasýna yol açacaktýr. Sýnýrsýz hoþgörüyü hoþgörüsüz olanlara bile gösterirsek, hoþgörülü bir toplumu hoþgörüsüzlerin saldýrýsýna karþý savunmaya hazýr olmazsak, hoþgörülüler ve onlarla birlikte hoþgörünün kendisi de ortadan kalkacaktýr.” Karl Popper

Hoþgörü bu iki görüþ arasýnda salýným gösteren, zamandan zamana, toplumdan topluma, kültürden kültüre yeniden yorumlanan ve uygulanan bir kavramdýr.

Bundan iki bin sene önce buna kafa yormuþ ve bu konuda ilk sayýlabilecek ‘Hoþgörü Üzerine’ adlý bir kitap yazmýþ Stoacý Romalý Filozof Seneca’nýn hoþgörü tanýmýna bir bakalým: “Hoþgörü, zihnin öç alma yetkisi üzerindeki öz-denetimidir ya da bir ceza kararlaþtýrma iþinde daha aþaðýda olana karþý daha yukarýda olanýn incelikle davranmasýdýr.

Dr. Þeref Erol mektubundaki hoþgörü üzerine yazdýklarýný Michel Foucault’nun tanýmladýðý iktidar kavramý üzerinden dile getirmiþ ve Derrida’nýn ‘misafirperverlik kavramý’ ile devam etmiþ. Foucault, iktidar deyince sadece devletin elindeki merkezi bir aygýttan söz etmemektedir. Ýktidarý, toplumun her hücresine yayýlan, bilgiyle iç içe geçen ve üretici bir "iliþkiler aðý" olarak tanýmlamaktadýr. Ýktidar, yaþamanýn her alanýndadýr ve özneleri (bireyleri) disipline ederek inþa eder, bedeni denetler.

Dr. Þeref Erol’a kulak verelim:

Hoþ görmek iktidar sahibinin olanaðýndadýr. Ancak iktidara sahip olan hoþ görebilir. Ne var ki iktidar sahibi hoþ gördüðünü meþru kýlmaz. Meþru olan zaten hoþ görülmeye gerek görülmeyen, iktidar ile uzlaþým içinde olandýr. Dolayýsýyla iktidar hoþ gördüðünde eþanlý olarak, tarafýndan hoþ görülenin aslýnda nahoþ olduðunu da ilan etmiþ olur.

Ýktidar sahibi kendisi için nahoþ olaný ancak iktisadi ve idari çýkarlarý için hoþ görebilir. Kanýmca belirlenebilecek herhangi bir hoþ görme sebebi bu iki ana kategorinin altýnda toplanabilir.

Hoþ görme gücüne sahip olan iktidar, hoþ gördüðünü, hoþ görerek meþru görmediðini ilan etmiþ olmanýn yaný sýra, hoþ görülenin kendi var olabilme ve varlýðýný sürdürebilme olanaðýna sahip olmadýðýný da ilan etmiþ olmaktadýr.

Hoþ görülenin hem var olabilme hem de varlýðýný sürdürebilme olanaðý tamamen iktidarýn hoþ görmesine, dolayýsýyla iktidar sahibinin iradesine baðlýdýr.

Bu baðlamda hoþ gören (iktidar) ve hoþ görülen (iktidar gücüne sahip olana tabi olan) iliþkisi, Derridan‘nýn misafirperverlik kavramýnýn yönettiði çözümleme ile de iliþkilendirilerek açýmlanabilir.

Derrida’ya göre misafirperverlik, evsahibinin konuðuna ‘hoþ’ geldin, demesiyle (içeriye buyur etmesiyle) baþlar. Bu ev sahibinin iktidarýnýn (mekaný üzerindeki) kanýtýdýr.

Böylece, mekanýn (orada var olabilmenin tüm olanaklý koþullarýn) efendisi olan evsahibi, misafirine ‘hoþ’ ‘geldin’ diyerek ona izin vermiþ, misafirini ‘hoþ’ görmüþtür.

Evsahibinin hoþ görmesi, misafirin üzerindeki iktidarýnýn sonucudur. Hoþ görülen her zaman misafir konumundadýr.

Ve, varlýðý ev sahibine baðlý, geçici, meþruluðu da hoþ görüldüðü sürece geçerli olan bir gayrimeþruluktur.



ARÞÝV YAZILAR