Ümit Solmaz | Kayýp Hikaye: Halkalarýn Gölgesinde Homeros | MERSİN MOZAİK
Ümit Solmaz

Ümit Solmaz

Kayýp Hikaye: Halkalarýn Gölgesinde Homeros


Ýlyada ve Odysseia, bir zamanlar Truva Savaþý’nýn mitolojik öyküsünü baþtan sona anlatan, 8 bölümden oluþan antik Yunan destanlarý derlemesi olan Destan Döngüsü’nün günümüze neredeyse eksiksiz olarak ulaþan tek eserleriydi. Bu gerçek, Batý edebiyatýnýn temel taþlarý sayýlan bu iki þaheseri, yalnýzca Homeros’un bireysel dehasýnýn birer ürünü olarak deðil, ayný zamanda devasa bir anlatý mozaiðinin mucizevi bir þekilde korunmuþ iki parçasý olarak kavramamýzý gerektirir. Bugün “Homeros Destanlarý” baþlýðý altýnda bütünlüklü birer anýt gibi yükselen bu eserler, aslýnda karanlýk bir okyanusta bir baþýna kalmýþ iki adadýr; etraflarýný saran engin kültürel hafýza ise çoktan sulara gömülmüþtür.

Destan Döngüsü: Bir Hikaye Evreninin Anatomisi

Antik Yunan dünyasýnýn kolektif bilincinde Truva Savaþý, tek bir savaþtan çok, tanrýlarýn ve kahramanlarýn çaðýnýn kapanýþýný simgeleyen kozmik bir anlatýydý. “Epik Döngü” olarak da bilinen bu derleme, savaþýn kozmogonik sebeplerinden son gazisinin ölümüne kadar geçen süreci, kronolojik bir zincir halinde takip ediyordu. Ýlyada’nýn savaþýn dokuzuncu yýlýnda yaþanan birkaç haftalýk bir öfke krizine odaklanmasý gibi, diðer kayýp destanlar da anlatýnýn boþluklarýný dolduruyordu. Eris’in altýn elmasý ve Paris’in yargýsýyla baþlayan KypriaAchilles’in Ýlyada’da ölümünü göremediðimiz hikayesinin sona erdiði Aithiopis, Troya’nýn tahta at hilesiyle düþüþünü anlatan Ýliupersis (Troya’nýn Yaðmalanýþý) ve Odysseus’un Odysseia’dan sonraki son yolculuðuna odaklanan Telegonia... Her biri, çaðdaþ bir sinema evreninin birbirine baðlanan filmleri gibi, devasa bir hikaye dünyasýnýn farklý perçinlerini oluþturuyordu.

Bu döngüsel yapý, antik dinleyici için anlatýnýn büyüsünü katmerliyordu. Ýlyada’nýn sonunda Truva atýndan söz edilmez mesela; ama herkes bilir ki hikaye orada bitmez. Odysseia’da, Truva’dan dönen diðer kahramanlarýn trajik kaderlerine özellikle deðinilmez, çünkü bu boþluk Nostoi (Dönüþler) destaný tarafýndan doldurulur. Günümüze yalnýzca bölük pörçük fragmentler, özetler ve birkaç cýlýz alýntý halinde ulaþan bu metinler, Homeros’un sessizliðinin aslýnda ne kadar derin bir bilgi denizinde yankýlandýðýný gösteriyor. Ýlyada’nýn vahþi savaþ sahneleri ve Odysseia’nýn masalsý yolculuðu, kayýp halkalarla birlikte okunduðunda, insanýn trajik kaderini çok daha kesif bir melankoliyle çevreliyordu.

Neden Sadece Homeros?

Tarihin acýmasýz eleði, neden bu iki eseri saklarken diðerlerini yok etti? Bunun cevabý, belki de Homeros’un teknik dehasý ile döngünün diðer þairlerinin kronik-vâri anlatýmý arasýndaki farkta gizlidir. AristotelesPoetika’sýnda, Homeros’u diðer döngü þairlerinden ayýrarak övmüþtü. Diðerleri, savaþý baþtan sona bir tarihçi gibi anlatma hatasýna düþerken, Homeros dramatik birliði keþfetmiþti: Ýlyada, Akhilleus’un öfkesi etrafýnda; Odysseia ise tek bir adamýn eve dönüþü etrafýnda örülmüþ, mükemmel bir baþlangýcý, ortasý ve sonu olan sanat eserleriydi.

Antik dünyada edebi kanonun oluþumu, estetik yargýlarla þekillendi. Ýskenderiye Kütüphanesi’nde çalýþan bilginler, bu metinleri tasnif edip “klasik” mertebesine yükseltirken, her okul çocuðunun ezberlemesi için standardý belirlediler. Homeros’un þiirlerindeki psikolojik derinlik, dilin katmanlý yapýsý ve karakterlerin evrenselliði, onlarý vazgeçilmez kýldý. Buna karþýn döngüsel destanlar, büyük ölçüde olaylarý sýralayan metinler olarak görülüp ihmal edildi. Orta Çað’ýn karanlýk koridorlarýnda, parþömenlerin kýtlýðýnda, hangi metnin kopyalanýp yaþatýlacaðýna karar veren keþiþler ve katipler, estetik hazzýn ve eðitici deðerin zirvesinde duran Homeros’u kurtardýlar. Sonuç olarak, Destan Döngüsü’nün bedeni çürüdü, fakat Homeros’un ruhu, o bedenin hayaletiyle birlikte yaþamaya devam etti.

Kayýp Parçalarýn Melankolisi

Destan Döngüsü’nün yitikliði, paradoksal bir þekilde Ýlyada ve Odysseia’yý daha da yüceltir. Günümüze ulaþan bu metinler, týpký Hektor ve Andromakhe’nin kucaklaþmasý gibi, artýk var olmayan bir bütünlüðün hem hatýrasýný hem de yasýný tutar. Her bir satýrlarýnda, kayýp kardeþlerinin boþluklarýný sezmemize yol açan derin bir yankýlanma duyarýz. Örneðin, Priamos’un Akhilleus’un çadýrýnda oðlunun cesedini istemesi sahnesi, çoktan Kayýp Ýliupersis’in anlatacaðý þehrin korkunç düþüþünün habercisidir. Odysseus’un Hades’te karþýlaþtýðý kral Agamemnon’un “Eve döner dönmez karým tarafýndan öldürüldüm” feryadý, kayýp Nostoi destanýnýn ancak ima edebildiðimiz þiddet dolu ayrýntýlarýnýn bir fragmanýdýr âdeta.

Bu durum, modern okur için eþsiz bir okuma deneyimine kapý aralar. Homeros bize buzdaðýnýn görünen yüzünü verirken, suyun altýnda kalan devasa kitleyi hayal gücümüze ve arkeolojik merakýmýza havale eder. Mitolojiye aþina olan bir zihin için Ýlyada, sonu bilinen bir filmin en kritik sahnesidir; Odysseia ise jenerik aktýktan sonraki sürpriz bir sonsöz. Homeros’un sanatýný yetkin kýlan unsurlardan biri de, tam da bu seçiciliktir. O, savaþýn tümünü deðil, “insanýn öfkesini”; tüm dönüþleri deðil, “çok dolambaçlý tek bir dönüþü” anlatýr ve bu seçim, edebiyat tarihinin kaderini çizer.

Son tahlilde, Ýlyada ve Odysseia, yanýk bir kütüphaneden kurtarýlmýþ, dumaný üstünde iki tomardýr. Onlarýn ihtiþamýný kavramak için, sadece var olanýn deðil, yitip gidenin de farkýnda olmak gerekir. Bu iki destaný bu denli ölümsüz kýlan þey, belki de kendi baþlarýna bir bütün olmalarý kadar, artýk duyamadýðýmýz ama varlýðýný her kelimenin nefesinde hissettiðimiz o büyük, kayýp hikayenin sessiz hâmilleri olmalarýdýr.
 

Mini Sözlük:

Destan Döngüsü (Epik Döngü): Truva Savaþý’nýn mitolojik öyküsünü baþtan sona anlatan, farklý þairlere ait 8 bölümden oluþan antik Yunan destanlarý derlemesi.

Kypria: Döngünün, savaþýn kökenini; Eris’in altýn elmasý ve Paris’in yargýsýyla baþlayan olaylarý anlatan kayýp bölümü.

Aithiopis: Ýlyada’nýn hemen ardýndan gelen, Akhilleus’un ölümü gibi olaylarý iþleyen kayýp bölüm.

Ýliupersis (Troya’nýn Yaðmalanýþý): Truva’nýn tahta at hilesiyle düþüþünü ve þehrin yaðmalanmasýný anlatan kayýp bölüm.

Nostoi (Dönüþler): Savaþtan sonra Akhalý kahramanlarýn yurtlarýna dönüþ yolculuklarýnda yaþadýklarý trajik olaylarý konu alan kayýp bölüm.

Telegonia: Odysseia’dan sonraki zamaný, Odysseus’un son yolculuðunu ve ölümünü anlatan kayýp bölüm.

Fragment: Günümüze yalnýzca bölük pörçük alýntýlar, özetler ya da kýsa pasajlar halinde ulaþan metin parçasý.

Kanon: Belirli bir kültür ya da gelenek içinde üstün ve otorite kabul edilen eserler bütünü; klasik mertebesine yükselmiþ metinler listesi.

Dramatik birlik: Aristoteles’in Poetika’sýnda övdüðü, bir anlatýnýn baþý, ortasý ve sonuyla tek bir eylem etrafýnda örülmesi ilkesi.

Ýskenderiye Kütüphanesi: Antik dünyanýn en büyük bilgi merkezlerinden biri; metinleri tasnif eden bilginlerin Homeros’u klasik kanona yerleþtirdiði kurum.

Kozmogonik: Evrenin ya da bir çaðýn baþlangýcýna, yaratýlýþýna iliþkin olan; tanrýlar çaðýnýn kapanýþý gibi büyük anlatýlara gönderme yapan terim.

Homeros: Ýlyada ve Odysseia’nýn yaratýcýsý kabul edilen, Batý edebiyatýnýn kurucu þairi.

Akhilleus: Ýlyada’nýn merkezindeki öfkesiyle destanýn dramatik omurgasýný oluþturan Yunan kahraman.

Priamos: Truva’nýn yaþlý kralý; Ýlyada’da oðlu Hektor’un cesedini istemek için düþmaný Akhilleus’un çadýrýna gitmesiyle bilinir.



ARÞÝV YAZILAR