Abdullah Ayan | Akkuyu NGS, Küresel Güç Oyunlarýnýn Neresinde? | MERSİN MOZAİK
Abdullah Ayan

Abdullah Ayan

Akkuyu NGS, Küresel Güç Oyunlarýnýn Neresinde?


Doðu Akdeniz’ in koynunda faaliyete geçmeye hazýrlanan, Mersin Akkuyu nükleer enerji santralini; bir yanýyla Türkiye’nin yeni yüzyýldaki jeopolitik rotasýnýn en tartýþmalý, diðer yanýyla geleceði bilinmezlerle dolu projelerinden biri olarak tanýmlamak mümkün…

Bugün, rotasýný Putin Rusya’sýndan Trump ABD’sine çevirmeye çalýþan Erdoðan’ ýn Türkiye’ si, Washington ve Moskova arasýnda yeni güç dengelerinin kurulduðu bir kavþaða gelmiþ bulunmakta.. Tam bu stratejik dönemeçte Akkuyu, Türkiye'nin egemenlik, enerji ve ekoloji denklemini her zamankinden daha fazla zorluyor.

Ýronik açýdan da tarihin ilginç öykülerinden birine tanýklýk ediyor Akkuyu NGS projesi..

1970’lerin ortalarýnda yakalandýðý petrol krizinin de katkýsýyla ciddi bir ödemeler dengesi sorunu yaþayan Türkiye, petrole dayalý enerji darboðazýný aþmak için nükleer kartýný masaya sürerken, o dönemin öcüsü, en korkulan Komünizm tehdidinin kaynaðý Sovyetler Birliði" idi.

Tam da bu yüzden proje için seçilen yer, biraz da NATO’ nun önerileri doðrultusunda Moskova’dan olabildiðince uzak, Doðu Akdeniz’in o dönem "kuþ uçmaz kervan geçmez" tanýmýna en uygun köþesi olan Mersin’e baðlý Büyükeceli koyu oldu.

Sürprizleri seven tarih bir kez daha aðlarýný örüyor, geçen zaman içinde Sovyetler Birliði daðýlýrken Komünizm öcüsü tehdit olmaktan çýkýyordu…

Sovyetler temelli Jeopolitik riskler ortadan kalktýðýna göre Nükleer Santral için Karadeniz’ de Zonguldak-Sinop hattý tercih edilebilirdi..

Öyle olmadý; NATO üyesi Türkiye, Rusya’nýn 250 yýllýk "sýcak denizlere inme" rüyasýna adeta kucak açarcasýna NGS projesini gerçekleþtirmesi için Akkuyu’ yu Rus devlet þirketi Rosatom’ a teslim etti.

Zaman içinde Rosatom, tüm küresel yaptýrýmlara ve sancýlý süreçlere raðmen, toplam 4800 MW gücünde 4 üniteden oluþan santralin 1200 MW elektrik üretecek ilk ünitesi bugünlerde faaliyete geçmek için gün sayýyor.

Tesis tamamen bittiðinde 4 ünitesiyle Türkiye’nin elektrik ihtiyacýnýn yaklaþýk %10’unu karþýlayacak. Fakat asýl soru tam da burada karþýmýza çýkýyor…

Türkiye’ de kendisine alan yaratmaya çalýþan Putin Rusya’sý 50 yýldýr askeri üslere sahip olduðu Suriye’ de Esad’ ýn Baas rejimiyle elde ettiði kazanýmlarý kaybederken, küresel güç dengelerinin yeniden oluþmaya baþladýðý bugünlerde Batýnýn koruma þemsiyesi NATO’ nun kilit ülkesi Türkiye nasýl bir konum alacak, hangi rolü üstlenecek?

Enerji gereksiniminin önemli bir bölümü ithalata baðýmlý bir ülkede "kaynak çeþitlendirmesi" kulaða bir baþarý hikâyesi gibi gelse de, Akkuyu projesinin temelinde dünyada eþine az rastlanýr "Ýnþa Et, Sahip Ol, Ýþlet" (VABO) modeli yatýyor. Yani santral Türkiye topraklarýnda ama tapusu, þalteri bir yana inþa edilen ‘sýr’ limanýyla Rusya' ya ait bir bölge…

Ankara’nýn yönünü Trump ABD’sine dönmeye çalýþtýðý bu yeni dönemde, Washington’ýn bölgesel satrançta attýðý adýmlar Türkiye’ yi tarihi bir tercih yapmaya zorluyor.

Temsil ettiði doktrin itibariyle Trump’ ýn, Ermenistan seçimlerinde Putin Rusya’sýnýn nüfuzuna karþý açýkça Batý yanlýsý Paþinyan’ ý desteklemesi, Kafkasya’dan Karadeniz’e uzanan, Ermenistan-Türkiye koridoru üzerinden Türki Cumhuriyetleri Avrupa’ ya baðlama stratejik hamlesi Moskova’yý tamamen izole etme kararlýlýðýnýn bir baþka yansýmasý olarak karþýmýza çýkýyor…

Washington’ýn bu agresif çevreleme politikasý, eþ zamanlý olarak Erdoðan Türkiye’ sini Ukrayna-Rusya ikileminde bugüne kadar sürdürdüðü o konforlu "gri alan" siyaseti yerine artýk ‘ya bizimlesin, ya da karþýmýzda’ tercihiyle karþý karþýya býrakma aþamasýna yaklaþmakta…

Týpký, 7 Haziran 2026 seçimlerinde Ermenistan halkýnýn gerçekte Brüksel/Washington cephesi ile Moskova arasýnda tercih yapmak zorunda kalmasý gibi…

Bu noktada bugüne kadar enerji çeþitlendirme kaldýracý Akkuyu, satranç tahtasýnda Türkiye'nin "jeopolitik tercih" hamlesinin önemli ayaðýna dönüþüyor.

Küresel güç savaþlarý sonucu Batý finans sistemine entegre olma dýþýnda baþka alternatifi olmayan ve Trump’ ýn yeni küresel oyun planý bir yana tüm savunma sistemini 80 yýldýr NATO mimarisine göre inþa eden Ankara; nükleer yakýtýndan teknik uzmanlýðýna, finansmanýndan iþletme modeline önümüzdeki 60 yýl boyunca Rusya’ ya göbekten baðlý Akkuyu NGS gerçeði karþýsýnda nasýl bir adým atacak?

Yerel anlamda Mersin özeline indiðimizde ise yaman çeliþki daha da derinleþiyor.

Teknolojik geliþmiþlik sýralamasýnda Türkiye ortalamalarýnýn hayli gerisine düþüp 46. sýrada yer alan Mersin için Akkuyu, ne yazýk ki Rus’ larýn belki de bilinçli tercihinin de etkisiyle bugüne kadar "teknolojik sýçrama tahtasý’ olamadý.

Santral, kentin ekonomik dokusuna yüksek teknoloji enjekte etmek yerine, etrafý yüksek askeri düzeyde korunan duvarlarla çevrili bir "Rus nükleer teknoloji adasý" olarak kalýyor.

Kendi topraklarýmýzda yükselen bu ileri teknolojik mühendisliðinden Mersin’in mühendisi, sanayicisi ve yeterince pay alamadý, genci yararlanamadý…

Ýstihdam anlamýnda bile Mersin dinamikleri bu teknoloji adasýnýn sadece lojistik ve kaba inþaat yükünü sýrtlanýyor.

Teknolojik geliþmiþlik kategorisinde 46. Sýrada yer alan bir kentin kaderi bu devasa projenin potansiyeline raðmen deðiþmiyorsa, burada Mersin adýna ne tür bir kazanýmdan söz edilebilir?

Ortada görünür somut kazaným yok ama koynumuzda bizi bekleyen ciddi kayýplar konusunda Mersin kamuoyu ne kadar haberdar?

Örneðin, Akkuyu’ nun Mersin’e ve bu ülkeye faturasý sadece ekonomik dýþlanmýþlýktan ibaret deðil; Türkiye kýyýlarýnýn en sýcak bölgesi olan Doðu Akdeniz sularýnýn santrali soðutacak olmasý ekolojik anlamda hangi sonuçlara yol açacak, þimdilik bilmiyoruz, ‘kervan yolda dizilir’ misali zaman içinde ve yaþayarak göreceðiz…

Týpký yüksek düzeyde radyoaktif ölümcül tehlike barýndýran atýklarýn bertaraf edilmesi noktasýnda bugüne kadar hiçbir somut, þeffaf ve güven veren bilgiye sahip olmadýðýmýz gibi…

Bu tehlikeli nükleer atýklar Mersin topraklarýnda mý depolanacak, yoksa uluslararasý sularda yeni krizlere yol açma riski taþýyan farklý bir rotayla Rusya’ya mý taþýnacak?

Doðamýzý tehdit etmesi yanýnda yarýnlarýmýzý ipotek altýna alma riski bulunan böylesine bir tehlikeye karþý alýnacak önlemlerden de habersiz biçimde izliyoruz geliþmeleri ve kamuoyu bu konuda da sessiz…

Suriye’deki köklü rejim deðiþiklikleri, Doðu Akdeniz’deki gaz paylaþým savaþlarý ve Ukrayna Savaþý’nýn ardýndan ABD ile Rusya’nýn bilek güreþine tutuþtuðu belirsizliklerle dolu dönemde, Akkuyu NGS’ nýn iþletmesinden, güvenliðine kadar hangi güçlerin yetki alanýnda olacaðý da halk açýsýndan meçhul…

Yönünü Putin Rusya'sýndan Trump ABD'sine çevirmeye çalýþan, Trump’ ýn iþ tutma yönteminden hareketle pragmatik bir iþ birliði arayan Erdoðan politikalarý için Akkuyu, son dönemde elektrik saðlayan alternatif enerji üretmeye yönelik projenin ötesine geçmiþ bulunuyor…

Akkuyu NGS, Trump' ýn þimdilik baþarýya ulaþtýðý görülen Paþinyan hamlesiyle daha da sýkýþan Kafkasya-Ukrayna hattýnda Türkiye’ yi hayli zor bir tercihle karþý karþýya býrakabilir…

Batý ile Rusya arasýnda bir tercihi Türkiye eninde sonunda yapmak zorunda kalýrsa Akkuyu NGS masaya koyulacak ve çözüm gerektirecek önemli faturalardan biri gibi duruyor…



ARÞÝV YAZILAR