Bedir Solmaz | ...biz insanlar? | MERSİN MOZAİK
Bedir Solmaz

Bedir Solmaz

...biz insanlar?


Yolum ne zaman henüz insan eli deðmemiþ deniz kýyýsýna düþse, kimi zaman ot diyerek görmezden gelip tepelediðimiz, doðanýn en az bizim kadar bir unsuru, allý, morlu renkleriyle görenin içini ýsýtan, kayalara tutunmuþ çiçeklere bakýp dirençsizliðimden utanýrým...

 

Aðaçlarýn, otlarýn, denizdeki balýklarýn, gökteki kuþlarýn, ormandaki hayvanlarýn doðanýn sunduðu olanaklardan varlýklarýný sürdürmek için yeterli olaný almalarý açgözlülüðümüzü yüzümüze vuran tokat gibi gelir...

 

Bir kuþu düþünün, ya da bir balýðý, ihtiyaç duyduðundan fazlasýný asla tüketmez...

 

Aðaçlar, çiçekler de havadan sudan ayný þekilde gerektiði kadar yararlanýr...

 

Ormanýn kralý aslan avýnýn bir bölümünü yeyip ”Bugün doydum, geri kalanýný da yarýn yerim...” diye düþünmez.

 

Ya biz insanlar?

 

Geçirilen evrim sürecinde, düþünmüþüz, planlý üretime geçmiþiz, putlar yapýp tapmýþýz, inanacak tanrýlar bulmuþuz, farklý peygamberlerin peþinden gitmiþiz…

 

Birbiri ardýna ürünler icat edip yeni keþifler yapmýþýz...

 

Gelin görün ki bir türlü isteklerimizi gemleyememiþiz...

Güce boyun eðmiþiz, kendimizden güçsüzün tepesine binmiþiz...

 

Yýllar boyu emek verip kahrýmýzý çekenlere nankörlük etmiþiz...

 

Ýstiyoruz ki dünya kendi eksenimizde dönüp herkes bizim gibi düþünsün.

 

Vermeye deðil, almaya þartlandýrýlmýþýz.

 

Hep bana, daha daha fazla...” yaþam felsefemiz olmuþ...

 

Ýnsan olmaktan çýkýp egemenlerin yönlendirdiði birer robota dönüþtük!

Kýsa yoldan köþeyi dönüp çalýþmadan yaþama güdüsü iliklerimize iþledi...

 

Tembelleþtik; yan gelip yatmaktan vücut ölçülerimiz dengesizleþti...

 

Deðiþik hastalýklar aç gözlülüðümüz karþýsýnda výz gelip týrýs gidiyor...

Her fýrsatta türümüze hakaret için beyninin küçüklüðüne göndermede bulunduðumuz kuþlar kadar bile olamýyoruz!

 

Geçtiðimiz yýllarda gazetede okumuþtum, Karadeniz’de görülüp iþaretlenen bir yalýçapkýnýna beþ gün sonra Akdeniz kýyýlarýnda rastlanmýþ...

 

Karadeniz nere, Akdeniz nere!

 

Hiçbir plan program yapma yetisi olmayan kuþ, doðanýn kendine yüklediði iþlevi yerine getirirken, sözde dünyaya yön veren biz insanlar birbirimizi yiyoruz; hem de planlayarak!

 

Ýki ayaðýmýzýn üstüne dikilerek insanlaþsak da, ne yazýk ki adamlaþamadýk; yaþanan çirkinlikler karþýsýnda “Madem adamlaþamayacaktýk, insanlaþmasa mýydýk acaba...” diye düþünmekten kendimi alamýyorum.



ARÞÝV YAZILAR