Bedir Solmaz | ...özlemle arýyorum...   | MERSİN MOZAİK
Bedir Solmaz

Bedir Solmaz

...özlemle arýyorum...  


Ah bilgilenmeden fikir sahibi olma aymazlýðý!


Yýllar önce sözde bir sanatçýyla yapýlan söyleþiyi okurken “Yine hep ayný yanlýþ!” diye hayýflanmaktan kendimi alamamýþtým.

Solcu olduðunu övünerek vurgulayan kiþiye beðendiði devlet adamlarý sorulunca, “Geçmiþte Gandhi, günümüzde Ufuk Uras...” yolunda sözler etmiþti. 


Bizim sanatçýnýn beðendiði Gandhi’nin en büyük destekçilerinden Nehru, 30  Aðüstos Zaferi'yle Yunanlýlar'ýn denize dökülüþünü kastederek ” ...o sýrada çoðumuz Lahor Bölge Hapishanesi’nde bulunuyorduk. Türklerin zaferini, hapishane barakamýzý ele geçirebildiðimiz çeþitli bez ve kaðýt parçalarý ile süsleyerek kutladýk ve hatta akþam bayram donanmasý için ufak bir giriþimde bile bulunuldu. Kemal Paþa, Hindistan’da þüphesiz Müslümanlar olduðu gibi Hindular tarafýndan da sevilirdi. O, yalnýz Türkiye’yi yabancý egemenliðinden ve bölünmekten kurtarmakla kalmamýþ, Avrupalý emperyalist devletlerin, özellikle Ýngiltere’nin oyununu boþa çýkarmýþtý...” (*) diyerek emperyalizme karþý verilen ilk Ulusal Kurtuluþ Savaþý’nýn mimarýný överken, biz solcular ise tarihin akýþýný deðiþtiren kendi deðerimizi görmezden gelebilme gafletine düþtük!
 

Evet, yanýlgýlarýmýzýn ilk baþta geleni, insanlýk tarihinin en büyük devrimcilerinden birisi olan Mustafa Kemal Atatürk’ü, hem de devrimcilik adýna es geçip kendimize rehber olarak denizler ötesinden kahramanlar seçmekti! 


Olayýn garip yaný, özendiðimiz kahramanlarýn idoli de Mustafa Kemal'di!

Bu tavrýmýzý kadirbilmezlik mi, cehalet mi, yoksa ihanet mi olarak deðerlendirmeli bilmem!

O’nun, 104  yýl önce emperyalistlerin iþgalinden kurtarýp bu topraklarda kurduðu Türkiye Cumhuriyeti'ne gereði gibi sahip çýkamayan bizler, kendimizi ifade edecek bir dil ve alfabe yarattýðý için Mustafa Kemal Atatürk’e ayrýca minnet borçluyuz.

Ama nerde o anlayýþ!

Çýkýþ noktamýz iyi niyetli olsa da, kafakol iliþkileriyle girdiðimiz fransiyonlarla çýktýðýmýz  yolun baþýnda "böl, parçala, yönet, yoket" tezgahýna gelerek kimimiz daðlarda, kimimiz sokak çatýþmalarýnda birbirimize kýyarak, bir arpa boyu yol alamadan kýrýldýk... 

Günün gerçeði ise, emprryal yönlendirmelerle Ulusal Kurtarý'cýya dönük yapýlan saldýrýlarýn devam edip yok sayýlmak istenmesidir!

Atatürk'e yönelik saldýrý ve sözler çaresiz zavalýlýðýn dýþavurumu, emanete sahip çýkýp toplumu dönüþtüremeyen bizlerin de ayýbýdýr... 

Zamaný aþarak dünya tarihinde yerini alan Mustafa Kemal Atatürk'ü minnetle anýyor, özlemle arýyorum...  

 

(*) Johannes Glasneck-Çaðdaþ Türkiye S.311-312



ARÞÝV YAZILAR