40 DELÝL 1 CAHÝL...
‘Bir delil ile 40 alimi yendim ama, 40 delil ile 1 cahili yenemedim.’
Kimi kaynaklara göre 800’lü yýllarda Ýmam Þafii’nin sözüdür,
Kimi kaynaklara göre ise 1260’lý yýllarda Hz Mevlana’nýn bir sözüdür…
Sözün incesini alimler söylermiþ ama..
Tarih de bize söyler ki, cahillere laf anlatmak her devirde zormuþ…
Kimisine anlatamazsýn Dünya’nýn yuvarlak olduðunu,
Bir tepsiye benzetir dört köþeli,
Boþluða düþeceði uçurumu bekler,
Sormaz, sorgulamaz, kapatýr gözlerini,
Duyduðu ile yetinir,
Körü körüne inanýr iþte,
Bir boðanýn boynuzda sallanan dünyaya…
Anlatamazsýn cahile ilimi, bilimi,
Allah’ýn verdiði aklý kullan dersin,
Zahmet edipte kullanmaz,
Bozuk saat gibi takýlmýþtýr kendi döngüsüne…
Bir de akýl verir sana her konuda,
Tabi ki yarým aklýyla edebiyat yaparak,
Saatlerce anlatýr sana sabit fikirlerini,
Sonra da seni kendisine hayran býrakýr,
Sen de ‘Cahillik ne güzel þey… Herþeyi biliyorsun…’ dersin.
Þimdilerde de aklý vücudu terketmiþler var…
Yormazlar kendilerini düþünerek,
Takým tutar gibi tutarlar menfaatten tarafý,
Fanatiktirler,
Yarýþ atýnýn gözlükleri vardýr onlarda,
Çizgiye ulaþana kadar sorgusuzca koþarlar,
Önüne yavrusu çýksa tanýmazlar,
Çizgiye varýnca aðýzlarýna çalýnacak bir lokma bal için,
Gerçeklere yüz çevirirler…
Bunlara laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur…
Önüne ne koysan itiraz etmezler,
Sýrtýna köteðe vursan þükrederler,
Haklý, haksýz gözetmezler,
Kim güçlü ise ondan yana dönerler,
Her zaman kendilerine hak verirler…
Cahillik varmýþ ve maalesef ki var da olacak…
Eðitimden uzak durdukça,
Gerçekleri görmezden geldikçe,
Meydaný boþ býraktýkça,
Elini ateþten sakýndýkça,
Kaderine boyun eðdikçe,
Sözünü esirgedikçe,
Kalemine güç vermedikçe,
Vicdanýn terazin hakký gözetmedikçe…
Þimdi soruyorum;
Þimdi deðilse ne zaman son bulacak cehalet?
Unutma ki;
Ýlim cesaret verir cehalet ise küstahlýk.





